Sağlıklı Yaşam 4 dk okuma Nihan Ersöz
Kol ve Bacak Neden Uyuşur? Karıncalanmanın Ardındaki Mekanizma
Uzuvların uyuşması kan akışıyla değil sinir basısıyla ilgilidir. Karıncalanmanın neden sonradan geldiğini, tekrarları azaltma yollarını ve dikkat edilmesi gereken işaretleri açıklıyoruz.
Uzun süre aynı pozisyonda oturduktan sonra ayağa kalkmak istersiniz ve bacağınızın olmadığını hissedersiniz. Ardından iğneyle batırılıyormuş gibi tuhaf bir karıncalanma başlar, birkaç dakika sürer ve her şey normale döner. Kolunuzun üstünde uyuyakaldığınızda da benzer bir şey yaşarsınız.
Bu his neredeyse herkesin tanıdığı bir durumdur ama nedeni çoğu zaman yanlış bilinir. Yaygın açıklama kan akışının kesilmesidir; oysa olayın asıl kahramanı damarlar değil, sinirlerdir. Aradaki farkı bilmek, uyuşmanın ne zaman zararsız ne zaman dikkate değer olduğunu ayırt etmeyi sağlar.
Asıl Sorumlu Sinir Basısı
Vücuttaki duyusal sinirler, deriden ve kaslardan gelen bilgiyi omurilik üzerinden beyne taşır. Bu sinirlerin bazıları yüzeye yakın bölgelerden, kemik ile deri arasındaki dar geçitlerden ilerler. Bacak bacak üstüne atmak ya da kolun üstüne yatmak, tam bu geçitlerde sinire dışarıdan bası uygular.
Bası altındaki sinir, sinyal iletmekte zorlanır. Beyne giden bilgi akışı azaldığında ilgili bölge duyusunu kaybeder. İşte o "yok gibi" hissi, sinirin susmasından kaynaklanır. Kan akışının azalması sürece katkıda bulunur ama tek başına belirleyici değildir.
Karıncalanma Neden Sonradan Gelir?
En ilginç aşama, bası kalktıktan sonra başlar. Sinir yeniden serbest kaldığında normal çalışma düzenine bir anda dönmez. Bu geçiş sırasında düzensiz ve aşırı sinyal üretir. Beyin bu karmakarışık bilgi yağmurunu batma, iğnelenme ve karıncalanma olarak yorumlar.
Bu nedenle uyuşma sessiz, uyanma ise gürültülüdür. Rahatsız edici olan bölüm aslında iyileşme aşamasıdır ve sinirin işlevine geri döndüğünün göstergesidir. Genellikle birkaç saniye ile birkaç dakika arasında sürer.
En Sık Karşılaşılan Duruşlar
Bacak bacak üstüne atarak uzun süre oturmak, diz dışındaki yüzeysel bir siniri sıkıştırır ve ayak sırtında uyuşma yapar. Sert bir yüzeyde bağdaş kurarak oturmak benzer bir etki yaratır.
Kolu başın altına koyarak uyumak, koltuk kenarına kolu dayayarak uzun süre oturmak ve dirseği masaya bastırarak çalışmak üst uzuvdaki en yaygın nedenlerdir. Tuvalette telefonla uzun süre oturmak da son yıllarda sıkça görülen bir sebep hâline gelmiştir.
Uyuşan Uzva Ne Yapmalı?
Yapılacak ilk şey basıyı kaldırmaktır. Pozisyon değiştirildiğinde sinir kendini toparlamaya başlar. Bölgeyi yavaşça hareket ettirmek, parmakları açıp kapatmak ve nazikçe ovmak toparlanmayı hızlandırır.
Uyuşuk bacağın üzerine hemen tüm ağırlığı vererek ayağa kalkmak doğru değildir. Kas kontrolü henüz tam dönmediği için denge kaybı ve düşme riski vardır. Birkaç saniye oturarak beklemek daha güvenlidir. Bölgeyi sert biçimde dövmek ya da çok sıcak su uygulamak da gereksizdir; duyu tam yerine gelmeden sıcaklık algısı güvenilir olmaz.
Tekrarları Azaltmanın Yolları
Masa başında çalışanlar için en etkili önlem, pozisyonu düzenli aralıklarla değiştirmektir. Yarım saatte bir ayağa kalkmak, ayakları yere düz basacak biçimde oturmak ve bacak bacak üstüne atma süresini kısaltmak belirgin fark yaratır.
Oturma yüzeyinin sertliği de önemlidir. Kenarı keskin bir sandalye, uyluğun altındaki sinire baskı yapar. Yumuşak bir destek kullanmak bu basıyı dağıtır. Uykuda kolun uyuşması sık yaşanıyorsa, kolu gövdenin yanında bırakacak bir yatış düzenine geçmeyi denemek işe yarar.
Zararsız Uyuşmanın Özellikleri
Geçici uyuşmaların ortak bazı işaretleri vardır. Belli bir duruşla açık biçimde ilişkilidir, pozisyon değiştirildiğinde kısa sürede geçer, tek uzuvda görülür ve arkasında kalıcı bir güçsüzlük bırakmaz.
Bu tabloya uyan uyuşmalar için ayrıca bir şey yapmaya gerek yoktur. Bedenin verdiği basit bir mesaj olarak okunabilir: bu duruş fazla uzun sürdü.
Ne Zaman Dikkat Gerekir?
Uyuşma hiçbir duruşla ilişkili değilse, saatlerce sürüyorsa ya da sık sık tekrarlıyorsa değerlendirilmesi gerekir. İki taraflı olması, ellerde ve ayaklarda eldiven ya da çorap biçiminde yayılması da dikkate alınmalıdır.
Uyuşmaya kas gücünde azalma, nesneleri düşürme, yürüyüşte bozulma, konuşma güçlüğü ya da yüzün bir yarısında değişiklik eşlik ediyorsa beklemeden sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir. Gece boyunca elleri uyuşturarak uykudan uyandıran şikâyetler de ayrıca incelenmelidir.
Uzuvların uyuşması, çoğu zaman sinirin geçici olarak sıkışmasından doğan ve kendiliğinden düzelen sıradan bir durumdur. Karıncalanma ise sorunun değil, çözülmenin işaretidir. Duruşu çeşitlendirmek ve uzun süre aynı pozisyonda kalmamak çoğu tekrarı önler. Duruşla açıklanamayan, uzayan ya da güç kaybının eşlik ettiği uyuşmalar ise farklı bir başlıktır ve sakin biçimde değerlendirilmelidir.